Ahlak Felsefesi ve Anadolu Bilgeliği Üzerine

Felsefe Nedir?

İnsanlar için 0-2 yaş arası ne kadar önemliyse, 12 yaşından sonraki birkaç yıllık süreç de o derecede önemlidir. Nitekim on iki yaş ile birlikte soyut düşünme yeteneği kazanılır. Farkında olmadan felsefi düşünceler içinde olunur ve bu da felsefe eğitiminin öneminin göstergesidir. Felsefenin ne olduğu, tarihsel anlamda hangi sorular sorarak bunlara cevap arandığı ve hatırı sayılır filozofların kim olduğu eğitim hayatında öğretilmiştir. Bu bilgileri hem hatırlamak hem de işleyerek derinleştirmek gerekmektedir. Nitekim herkesin kendi doğruları vardır; fakat mutlak doğru olmasa da ona yaklaşma ihtiyacı herkes içindir.

Felsefe; evreni, doğayı tanımaya dönük bilme ve anlama çabası olarak tanımlanabilir. “Ben kimim, bütün bunlar ne?”, “Varlık var mı?” gibi temel sorular ile keyifli bir felsefi yolculuk yapılabilir. 

Ahlak Felsefesi Nedir?

Ahlak, bir değerlendirme biçimidir. İnsanların yapıp etmelerini değerlendirmek için kullanılır. Ahlak felsefesi ise, etiktir; yani, oluşturulan değerlerin yargılarını inceleyen felsefi bir disiplindir. Aslında toplumun içinde var olan “ahlak, sorumluluk, vicdan, değer yargısı, iyi ve kötü” gibi kavramlar ahlak felsefesi içinde ele alınır.

Ahlak felsefesi içinde bazı kavramlar vardır: Ahlaki sorumluluk, insanın yaptığı davranışların sonucuna katlanmasıdır. Bir yapma ya da yapmama davranışı sonucunda yaptırıma katlanabilmektir. Vicdan ise, bir sezgi işidir, sağduyudur. İyi ve kötüyü sezgi ile ayırt etme gücüdür vicdan. Erdem ise, iyi ve kötü arasında tercih yapıldığında iyiyi seçmektir. 

Peki, iyi ve kötü nedir? “İyi nedir?” sorusu felsefedeki en eski sorudur. İyi kime göre iyidir, kötü kime göre kötüdür? Bu noktada değer yargıları önem kazanır. Çünkü toplumsal yaşamda ahlaki normlar bulunur ve insan davranışları bu normlar çerçevesinde bir yargıya bağlanır. Örneğin, yalan söylemenin nasıl bir davranış olduğu sorusuna günahtır, yanlıştır veya çirkindir cevaplarından birisi verilebilir. İnsan, kötünün karşısında “iyi” olanı ister. Kişinin özverili oluşu, fedakarlığı, çalışkanlığı, diğer insanların haklarına saygılı oluşu, değer yargıları açısından kişiye erdemli bir tavır katar.

Erdemli Eylem Nedir?

Toplumda ahlaki ilkelere uygun olarak yaşayan insanlara ahlaklı denilir. Fakat erdemli insan için daha fazlası söylenmelidir. Nitekim erdemli olmak ahlaklı olmayı da içerir. Erdemli insan ahlaksal olarak doğru bildiklerini yaşayan insandır. Çünkü yalnızca bilmek, ahlaklı olarak yaşamak değildir.

Erdem deyince akla gelen ilk kavramlar nelerdir? Adalet ve bilgelik mi? Cesaret ve çalışkanlık mı? Doğruluk ve ölçülülük mü? Hepsi mi?

Adalet deyince, hakka hukuka uygunluk akla gelebilir. Suç ve ceza kavramları da akla gelebilir, çünkü bu kavramlarla da yakından ilişkilidir adalet. Haklının hakkını vermek ve herkese hak ettiği şekilde davranmak erdemli bir tavır olarak adaletli davranıştır. Doğruluk ise, bir onaylanma biçimidir. Genel olarak kabul görmek ve toplumun ahlak değerlerine uygun davranmaktır. Doğruluk, dürüstlük kavramını da beraberinde getirir. Dolayısıyla adalet ve doğruluk birbiriyle ilişkili kavramlar olarak erdemli eylem içerisinde değerlendirilebilir. Bilgelik ise, bilgileri erdemle ve hikmetle uygulayabilme becerisidir.

Anadolu Bilgeliği Nedir?

Anadolu bilgeliği esas olarak gönül terbiyesidir. Ahlak ve sevgi temelli bir düşünce sistemidir. Anadolu bilgeleri tasavvuf düşüncesinin yayılmasında etkili olan mutasavvıflardır. Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana Celalettin Rumi, Hacı Bektaşı Veli ve Yunus Emre gibi mutasavvıfların görüşleri Anadolu’da hem halkın eğitimi ve toplumsal barışın korunmasında hem de manevi birliğin sağlanmasında etkili olmuştur.

Felsefe, erdem, doğruluk ve bilgelik Anadolu coğrafyasında sevgi ile birlikte işlenmiş ve yaşatılmıştır. Yunus Emre’ye göre sevgi birleştirici ve bütünleştiricidir. Sevginin olmadığı yerde öfke, kırgınlık, çözülme ortaya çıkar. Öyleyse insan her şeye sevgiyle bakabilmelidir. Sevgi, bilgelik ve olgunluk işidir. Sevgi, felsefe işidir.

Gelin tanış olalım,
İşi kolay kılalım, 
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz.

Yunus Emre