Akhisar’ın Yükselişi

Felsefenin doğduğu topraklardan olan Akhisar, tarih boyunca Hititler, Akadlar, Lidyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Saruhanlılar ve Osmanlılar yönetiminde kalmıştır. Bizans imparatoru Konstantin tarafından Gölmarmara’ya sürülen Tyeder, Akhisar’ın şimdiki istasyonla hastane arasına beyaz bir kale yaptırmasıyla birlikte, eski Tyatir (Thyateira veya Thyatira) adı Aspro-Kastro oldu. ASPRO (Ak) KASTRO (Hisar) demektir. 1307 yılında Türklerin yönetimine geçince, Aspro-Kastro adı Türkçeleştirilerek AKHİSAR oldu. Manisa’nın ilçesi, Ege’nin incisi Akhisar, Yunan işgaline karşı direnen Efeleriyle ünlü bir şehirdir.

Günümüzde sadece zeytini ile değil, artık futbol kulübüyle de tanınıyor. Nasıl bilinmesin ki, şampiyonlar şampiyonu olmuş bir Anadolu takımından bahsediyoruz! Genelde Üç Büyüklerin egemenliğinde olan kupaları Anadolu takımları kazandığında ve Anadolu takımları şampiyon olduğunda aslında Türkiye kazanıyor ve zenginleşiyor. Mali yetersizlikleri ve sağlam olmayan altyapıları nedeniyle Anadolu takımları büyük başarılara imza atamıyor ne yazık ki. Taraftarın desteği de yadsınamaz ölçüde önemli. Çevremizde herkes üç büyüklerden birini tutuyor mutlaka…

Son yıllarda Ege bölgesinden bir tane bile futbol takımı Süper Lig’de yoktu! Nihayet Akhisarspor şeytanın bacağını kırmıştı. Ardından Göztepe geldi… Nihayet bir İzmir takımı da Süper Lig’deydi… Ama en önemlisi ise Akhisar’ın Ziraat Türkiye Kupası‘nı ve sonrasında Süper Kupa’yı almasıydı. Bunlar şüphesiz büyük başarılardı.

3. Lig’den bugünlere kolay gelmemişti elbette. Amatör bir ruhla profesyonel bir kulüp olarak hareket etmiş olsa bile Akhisarlılar takımlarına sahip çıkıyorlar. Bu da takımın başarısında büyük rol oynuyor. Akhisarlılar takımları alt liglerdeyken bile Türkiye’nin her yerine deplasmanda takımlarını yalnız bırakmadılar. Fenerbahçe’nin korkulu rüyası olmuştu Akhisarspor, Üç Büyüklere kök söktürmüştü! Yarı finalde Galatasaray’ı, finalde Fenerbahçe’yi elemiş bir Anadolu takımından bahsediyoruz…

Geçtiğimiz senelerde Akhisar’a gittiğimizde gözlerimizle gördük ki stadyum yükselmiş ve maçlara hazırdı. Şampiyonluğa oynarken bile mecburen Manisa’nın stadyumunu kullanan, her türlü zorluğa rağmen şampiyon olabilen bir takımdı Akhisarspor. Şimdi ise kendi stadyumunda koşturuyor Efeler ve yeni başarılara koşuyorlar…


Koronavirüs günleri geçtikten sonra yolunuz İzmir taraflarına düşerse, mutlaka Manisa’ya ve Akhisar’a uğrayın. Türkiyemizin güzelliklerini kendi gözlerimizle görmek çok başka oluyor. Hele de Akhisar köftesini esnaf lokantalarından birinde yemek gerekiyor, enfes! Baharat eklenmeyen ve tereyağlı pidenin üstünde sunulan bir köfte. Bu köftenin lezzeti dünyaya açılmış olsa da her şeyin lezzeti yerinde daha bir başka sanki…

İnsanıyla, yemekleriyle, tarihiyle, futbol takımıyla çok şirin bir şehir Akhisar. Yüksek olan ve yükselen bir Anadolu değeri

Tüm Anadolu takımlarının başarılara imza atması dileğiyle…