İrlanda Dublin: Avrupa’nın Eskişehir’i

Dublin’den bildiriyorum: Avrupa’nın en yaşanılabilir şehri İrlanda’nın başkenti Dublin seçildi. Dublin, İrlanda’nın doğu kıyısında bulunuyor. Jeopolitik açıdan oldukça önemli bir liman şehir olan Dublin, yılın her döneminde oldukça fazla turist ağırladığından dolayı ekonomik açıdan da İrlanda Cumhuriyeti için önemli bir kenttir.

Türk öğrenciler tarafından buraya Avrupa’nın Eskişehir’i deniyor. Çünkü Dublin nüfusunun neredeyse tamamını öğrenciler meydana getiriyor. Genelde İrlanda’nın yerlisi olarak tabir edilen Irish nüfuslanması daha kırsal alanlara yayılmış durumda. Dublin ise daha çok dışarıdan buraya eğitim amacıyla gelmiş insanlara ev sahipliği yapıyor. Dublin genelde Asya ve Güney Amerika’da yaşayan 18-27 yaş arası öğrencilerin gerek dil eğitimi gerekse üniversite eğitimi için ilk sıralarda tercih ettiği kentler arasında. Bunun ana sebebi ise eğitim masraflarının ve diğer harcamaların diğer Avrupa ülkelerine göre daha hesaplı olması ve kentin çok fazla alternatif içeriyor olması. Buraya gelen öğrencilerin büyük bir bölümü İngilizce dil eğitimlerini tamamladıktan sonra eğer kendilerinde yeterliliği görüyorlar ise genelde burada kalıp üniversite ve master eğitimi almayı tercih ediyorlar. Bunun sebebi ise Dublin’de eğitim olanaklarının oldukça elverişli ve ulaşılabilir olması. Ayrıca İrlanda Cumhuriyeti, İrlanda’ya eğitim maksadı ile gelen tüm öğrencilere yasal çalışma hakkı tanıyor. Bu hak da burada yaşayan öğrencilerin bütün temel ihtiyaçlarını karşılamasında oldukça önem arz ediyor, bilindiği üzere çoğu Avrupa ülkesinde öğrenci iken çalışma hakkı yasal olarak tanınmıyor. Bu durum çoğu öğrenci için sorun olabiliyor. İrlanda’nın öğrenciler tarafından tercih edilmesindeki en büyük ikinci etken olarak bu durumu dikkate alabiliriz. Fakat İrlanda’nın ada ülkesi olmasından ve devletin yeni yapılanmaya izin vermemesinden kaynaklı olarak burada tüm öğrenciler konut bulma sıkıntısı yaşıyor. Öyle ki, çoğu öğrenci aynı oda içerisinde 3-5 oda arkadaşına sahip olabiliyor! Benim nazarımda bu şehrin tek dezavantajı bu durum… Çünkü farklı kültürlerden gelen insanlarla aynı evi, mutfağı, odayı paylaşmak zorunda kalabiliyorsunuz. Bu durum her zaman olmazsa da genellikle insanlar açısından sorun teşkil edebiliyor.

Dublin, bisiklet kullanımı oldukça yaygın bir şehir. Özellikle öğrenciler genelde ulaşım için toplu taşıma araçlarından ziyade bisikletle okullarına ve işlerine gidiyor. Şehrin tüm ana ve ara yollarında bisiklet sürücülerine tahsis edilmiş yollar bulunuyor. Halk, bisiklet kullanıcılarına karşı oldukça anlayışlı ve dikkatli. Bir diğer yandan tüm bu yoğun öğrenci, turist sirkülasyonunun yanı sıra şehrin neredeyse dört bir yanında şehirle iç içe doğa, yani park ve bahçe bulunuyor. İnsanlar öğle aralarında, okul çıkışlarında, gezi sıralarında bu parklarda oturup dinlenebiliyor. Benim favorim ise Phoneix Park: Şehrin ortasında geyiklerle dolu büyük bir park! Neredeyse tüm turistlerin uğradıkları ilk durak burası. Phoneix Park’ın ev sahipliği yaptığı yüzlerce geyik insanların ilgisini oldukça çekiyor. Ayrıca buradaki onlarca futbol sahası ve at biniciliği için oluşturulmuş alanlar sporsever insanlar tarafından oldukça rağbet görüyor. Bir diğer yazımda bu parkı sizlere tüm detaylarıyla aktaracağım…

Esen kalın…